Başlığa aldanıp da kafam ile gerçekten bir duvarı yıktığımı sanmayın sakın.Aslında olan güzel kafama oldu..Kafatası ağrısı ne kötü şeymiş ya,üüff!
Dün sabah her zamanki gibi telefonun alarmının çalması ile uyandım ve her zamanki gibi ; " -5 dk. sadece 5 dk uyusam " diyerek alarmı kapatıp kendimi adeta yatağa fırlattım. İşte filmin koptuğu an!!!! Yatak ve yastık ikilisiyle buluşmak yerine yatak ve DUVAR ikilisiyle buluştum ve kafamı duvara geçirdim. Müthiş bir zonklama, o an keyiften değil ama acıdan bayıldım diyebilirim. Zaten gece 2'de yatmış olmanın verdiği mahmurluk ve başağrısına bir de duvarın başağrısı eklenince Pazartesi sendromumun çifte kavrulmuş geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Akşam erkenden yatıp, uyudum. Sabah kalktım hala başım ağrıyor, ara ara geçiyor sonra yine başlıyor. Mesela şu anda bu yazıyı yazarken ağrımaya devam ediyor. Gerçi az evvel doktor kuzenimi arayıp sordum, "- Merak etme kafanı duvara geçirmekle ölmezsin" dedi.
Aklınızda bulunsun kafanıza ciddi bir darbe aldıktan sonra 2 gün kendinizi izleyin, siz yapamıyorsanız yakınınızdaki birileri izlesin. Mide bulantısı, kusma, gözlerde kayma ve sürekli uyku hali varsa hemen doktora gidip bir emar çektirin.
Çok şükür bu belirtilerden hiçbiri ben de yok..Ama yine de başım çoooook ağrıyor, nasıl vurmuşum öyle yaa??
29 Nisan 2008 Salı
26 Nisan 2008 Cumartesi
İşte yazının devamı Wuth:)
Şu blogu gerçekten tam olarak ne zaman öğreneceğim acaba? Yazıyı yazıp sonra beğenmeyip sildiğimde başlığını silmeyi unutuyorum..İşte yazının devamı:)
23 Nisan' ın tatil olmasını fırsat bilip kardeşçiğim, sevgili ve Cansu ile değişik bir gün geçirelim aktivasyon yapalım istedik. Geçen sene Beykoz taraflarına işim düşüp de gittiğimde Anadolu Hisarı' nda salaş bir balık lokantası görmüştüm.Ne zamandır oraya gitmek istiyordum, geçen hafta yine Beykoz taraflarına işim düşünce yok artık dedim bu küçük lokantayı bir ziyaret etmem lazım. Sağolsun sevgili de beni kırmadı, hep beraber gittik. Lokantamız Marmara Üniversitesi' nin Hisar' daki kampüsünün hemen yanında, Göksu Deresi' nin üstünde. Çok tatlı bir mekan, küçük ve sıcacık. Bu arada salaş bir yer dediğime bakmayın, walla yer bulmak o kadar zor ki.İnsanlar ayakta sıra bekliyor hatta bazıları önceden arayıp rezervasyon yaptırıyor..Açıkçası bu durumu görünce çok şaşırdım. Neyse ki biz yer bulma konusunda hiç zorlanmadık,grupça engel olunamaz baş döndürücü cazibemiz sağolsun:P. Çok güzel, sıcacık güneşin altında balıklarımızı yedik..Her şey lezizdi.Sonra oradan kalkıp Cansucan' ın teklifini aramızda müzakere ettikten sonra hayata geçirmeye karar verdik ve Anadolu Kavağı' na yollandık..Karadeniz' i andıran yeşilliklerin ve temiz havanın eşliğinde Ceneviz Kalesi' ne kadar çıktık. Kale, kaleden görünen boğaz manzarası, gün batımı... Muhteşemdi.İnsanın içi huzur doluyor, adeta temizleniyorsun.Şehrin gürültüsü, gereksiz kalabalık yok.Sadece sen,doğa ve sevdiklerin var.
Bu güzel gezintimizi akşam güneşi altında son bir kez daha manzaranın tadını çıkardıktan sonra, Cansucuğumun yeni evine hayırlı olsuna gittik, gerçi elimiz boş gittik biraz ayıp oldu ama sevgilinin aldığı Bursa çilekleri ile biraz zaman kazandık.Artık ikinci gidişimizde hediyemiz ile gelicez:) Cansu' cum evine bayıldım,sen de o eve çok yakışmışsın güle güle oturun sevdiğinle..
Bir kez daha o güzel ve dinlendirici gezintiyi tekrarlamak temennisiyle..Bir sonraki sefere katılmak isteyenlere duyurulur.
Ha bu arada unutmadan wuth' e teşekkürler:)
23 Nisan' ın tatil olmasını fırsat bilip kardeşçiğim, sevgili ve Cansu ile değişik bir gün geçirelim aktivasyon yapalım istedik. Geçen sene Beykoz taraflarına işim düşüp de gittiğimde Anadolu Hisarı' nda salaş bir balık lokantası görmüştüm.Ne zamandır oraya gitmek istiyordum, geçen hafta yine Beykoz taraflarına işim düşünce yok artık dedim bu küçük lokantayı bir ziyaret etmem lazım. Sağolsun sevgili de beni kırmadı, hep beraber gittik. Lokantamız Marmara Üniversitesi' nin Hisar' daki kampüsünün hemen yanında, Göksu Deresi' nin üstünde. Çok tatlı bir mekan, küçük ve sıcacık. Bu arada salaş bir yer dediğime bakmayın, walla yer bulmak o kadar zor ki.İnsanlar ayakta sıra bekliyor hatta bazıları önceden arayıp rezervasyon yaptırıyor..Açıkçası bu durumu görünce çok şaşırdım. Neyse ki biz yer bulma konusunda hiç zorlanmadık,grupça engel olunamaz baş döndürücü cazibemiz sağolsun:P. Çok güzel, sıcacık güneşin altında balıklarımızı yedik..Her şey lezizdi.Sonra oradan kalkıp Cansucan' ın teklifini aramızda müzakere ettikten sonra hayata geçirmeye karar verdik ve Anadolu Kavağı' na yollandık..Karadeniz' i andıran yeşilliklerin ve temiz havanın eşliğinde Ceneviz Kalesi' ne kadar çıktık. Kale, kaleden görünen boğaz manzarası, gün batımı... Muhteşemdi.İnsanın içi huzur doluyor, adeta temizleniyorsun.Şehrin gürültüsü, gereksiz kalabalık yok.Sadece sen,doğa ve sevdiklerin var.
Bu güzel gezintimizi akşam güneşi altında son bir kez daha manzaranın tadını çıkardıktan sonra, Cansucuğumun yeni evine hayırlı olsuna gittik, gerçi elimiz boş gittik biraz ayıp oldu ama sevgilinin aldığı Bursa çilekleri ile biraz zaman kazandık.Artık ikinci gidişimizde hediyemiz ile gelicez:) Cansu' cum evine bayıldım,sen de o eve çok yakışmışsın güle güle oturun sevdiğinle..
Bir kez daha o güzel ve dinlendirici gezintiyi tekrarlamak temennisiyle..Bir sonraki sefere katılmak isteyenlere duyurulur.
Ha bu arada unutmadan wuth' e teşekkürler:)
24 Nisan 2008 Perşembe
22 Nisan 2008 Salı
Doktor beeey beni bıçaklayın:P
Sizce bu kadına ne oldu?a-Çok ciddi bir trafik kazası geçirdi, doktorlar sayısını bilmedikleri seri ameliyatlar sonucu ancak bu kadar düzeltebildiler.
b-Akraba evliliği sonucu doğuştan kemik bozukluğu ile doğdu.
c-Kolonyaya allerjisi vardı, bir gün bayılınca çevresindekiler ayılsın diye bilmeden kolonya koklattılar, sonuç karşınızda.
d-Nükleer silahlar üreten bir firmada çalıştığından aşırı radyasyona mağruz kalan zavallı işçinin vahim sonu bu oldu.
e- hiçbiri
Doğru şıkkı açıklıyorum, e- hiçbiri.
Yuh artık değil mi? Başka ne olabilir ki cevap?Bu kadın bilerek ve isteyerek onca para harcayarak bu hale geldi:) İşte karşınızda estetik mucizesi!!!Nam-ı diğer " Kedi Kadın " , " Aslan Kraliçe ( neden bu isimlerin verildiğini tahmin etmek güç değil) " . Güzelleşmek uğruna plastik cerrahiye 4 milyon dolar harcayıp bu hale gelmek korkunç gerçekten. İşin üzücü kısmı, bir plastik cerrahi web sayfası ona 2004'te dünyanın en korkunç ünlüsü ünvanını vermiş...
Kadın olmak hele ki güzel bir kadın olmak gerçekten harika..Ama bazılarının güzel olmayı tek tip olmakla ve iri dudak, fındık kadar burunlar vs ile ( daha doğrusu burunsuzlukla) karıştırmasını anlamıyorum.Aslında herkesin kendine has bir güzelliği ve özelliği var, bunu bilmek önemli. İnsanların nasıl bir halet-i ruhiye ile bıçak altına yattığını merak ediyorum ve gerçekten anlamıyorum. Düşünsenize bir daha aynada eski sizi göremeyeceksiniz ve belki de eskisinden daha kötü olacaksınız.Ben, gerçek benin yaşlanmış halini görmek isterim bir başkasının değil.
11 Nisan 2008 Cuma
Geriye bir umut kaldı...
Bir küçük oda
Sevgilim ile içinde
Kilit vurmuşum kapısına ...
Kötü, fesat, mutsuz eden her şey dışarıda..Aklı karıştıran korkular dışarıda..
...
Öğrenmenin yaşı yoktur derler, doğru.Yeni bir şey daha öğrendim.Bir şeyi çok istemeyeceksin, çünkü o zaman O'nu kaybetme korkusu saçma şeyler düşünmene neden oluyor. Sonra da istemediğin halde kalbi parçalara ayırmak çok kolay oluyor.
Hayatımın hiç bir döneminde kendimi bu kadar yalnız ve hayalsiz hissetmedim..Garip bir durum, sanki içim boşaldı..Pandoranın kutusu açıldı, içimdeki her şey kuş olup, uçup gitti, farkettiğimde hemen kapattım.İçeride sadece umut kaldı..
( Bu yazı sadece benim için, içimi dökmek istedim sadece..Okuyan olursa kimse yorum yazmasın, lütfen.Teşekkürler. )
Sevgilim ile içinde
Kilit vurmuşum kapısına ...
Kötü, fesat, mutsuz eden her şey dışarıda..Aklı karıştıran korkular dışarıda..
...
Öğrenmenin yaşı yoktur derler, doğru.Yeni bir şey daha öğrendim.Bir şeyi çok istemeyeceksin, çünkü o zaman O'nu kaybetme korkusu saçma şeyler düşünmene neden oluyor. Sonra da istemediğin halde kalbi parçalara ayırmak çok kolay oluyor.
Hayatımın hiç bir döneminde kendimi bu kadar yalnız ve hayalsiz hissetmedim..Garip bir durum, sanki içim boşaldı..Pandoranın kutusu açıldı, içimdeki her şey kuş olup, uçup gitti, farkettiğimde hemen kapattım.İçeride sadece umut kaldı..
( Bu yazı sadece benim için, içimi dökmek istedim sadece..Okuyan olursa kimse yorum yazmasın, lütfen.Teşekkürler. )
4 Nisan 2008 Cuma
1 Nisan 2008 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
