26 Ekim 2007 Cuma

Başka söze ne gerek...

" Hıf min beni adem es-sakit " ; Sükut eden ademoğlundan kork . ( Elif Şafak, Araf 2004 s.190 )

24 Ekim 2007 Çarşamba

Renkli İnsanlar

Sarışınların her zaman daha renkli insanlar olduğunu düşünmüşümdür. Saçları sarı gözleri mavi yahut yeşil..Renkli insanlar kategorisine kızılları da koyabiliriz üstelik doğuştan olanların suratlarında renkli noktaları da var, kimileri çil diyor ama bence çil demek pek hoş değil. Renkli noktalar daha eğlenceli ve samimi:) . Renkli insanlar işte...
Esmerlere ne demeli ? Baştan aşağıya aynı renk, düz..Gerçi bizim tadımız var ama :P Bunu da üzülmeyelim diye mi demişler ne?
Sahiden ama iki insan düşünün birinin gözleri, saçları,teni farklı farklı renklerde diğerinin ise gözü, kaşı, saçı her bir yanı çok istikrarlı aynı renk.Değil mi?
Arada bir de olsa aklıma gelen düşünce sırf dış görünüş ile ilgili walla..Yoksa benim görünüşte tek renk ama içi gökkuşağı gibi rengarenk ne arkadaşlarım war. Hepsini öperim buradan:* :) ( Zira dış görünüşte tek renk olmaktan da çok memnunum yanlış anlaşılmasın ) .

23 Ekim 2007 Salı

Dilbilgisi

Hayata gözlerimizi açtığımız ilk andan itibaren kurallarla yetiştiriliyoruz...Bukurallar dizini biz büyüdükçe de artarak devam ediyor ve biz bu sarmal içinde kaybolup gidiyoruz.. Dİlbilgisi kuralları da böyle işte.. Burada yazı yazarken bu kurallarla etrafımın çevrilmesini istemiyorum..Dilbilgisi olmadan bilgisizce yazmak istiyorum özgürce bulabildiğim her anda, köşede bucakta.. Bilmem anlatabildim mi??

8 Ekim 2007 Pazartesi

Elmayra

herkesin neyi neden yaptığını anlamaya çalışmak çok yorucu oluyor bazen..Bundan vazgeçmek gerekli diyorum kendi kendime, belki böylesi daha iyi olur..Herkesi kendi haline bırakmak zaman içinde herkesin sana gelmesini sağlar ( mı? ) . Bazen Elmayra mı oluyorum acaba, dur sıkıcam seni sıkıcaaaaammm,öpücem seviceeem muah muah muahh,dur kaçma :P

1 Ekim 2007 Pazartesi

kimse gördüğün kadarından ibaret değilmiş,bunu anladım.

Bugün beni şaşırtan iki şey oldu..Sabahtan Beyoğlu Adliyesi' ne gittim.Hay Gitmez olaydım çıkamadım akşama kadar...Alık ben işlerimi eksik yapıp gelince geldiğim yoldan geri dönerek adliyenin yolunu tuttum ikinci defa..Neyse kopnu bu değil aslında. Adliye Baro odasında görevli bir Arif Abi var.Sevecen iyi yürekli hoş sohbet bir adam..Bugün onunla ilgili beni şaşırtan şeyler öğrendim. Aslında mali müşavirmiş kendisi ama mesleğini hiç yapmamış..Konfeksiyonculukla uğraşmış,işyerinin müdürmüşşEtrafında mankenler, üretim, müşteriler..İşini de çok seviyormuş ama sonra iflas etmiş yıllarca değişik işler yaptıktan sonra Baro odasında çalışmaya başlamış..İkinci şaşırtan olaysa bindiğim taksicinin anlattıklarıydı..Üstü hali pek bi özensizdi ama tatlı yaşlı bir amcaydı.O da seneler evvel özel bir bankada şef olarak çalışırmış..Sonra emekli olup taksiciliğe başlamış..Bu ne be dedim kendi kendime..Bİraz sonra tanışacağım başka biri de eskiden ben ünlü bir şarkıcıydım, yok hayır isim yapmış bir profesördüm ... Diyecek heralde dedim. Anlaşılan kimse göründüğü gibi değil bu hayatta, ya da sanıldığı gibi.