21 Temmuz 2009 Salı

Erdemo

Hayatımda tanıdığım ve tanıyabileceğim en güzel insanlardan...Hem iyi bir erkek arkadaş, hem gerçekten bir dost...İyi, güzel, çirkin, neşeli, mutlu, mutsuz, sarhoş, zil zurna sarhoş,sıkıntılı ve sair tüm anlarımda yanımda olan, beni dinleyen, seven ve hep sevmesini ümit ettiğim sevgilim.. iyi bir baba olacağı, ilk çocuğunun ayak izini omzuna dövme yaptırma fikrinden bile anlaşılan tatlı şahsiyet:)
Tüm huysuzluklarıma, kıskançlıklarıma, kızsal triplerime ve hatta içimdeki asiyeye ( ! ) ( :P ) ( babaannemden özür dileyerek ) katlanan canım sevgilim..
Seni düşününce , sana dokununca içim hep mutlulukla doluyor...

Seni çok ama çok seviyorum.Hep gülüşünü görmek, hayatı seninle paylaşmak dileği ile...

Sevgilin Işıl :)

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Güzel İzmir

Geçtiğimiz 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı vesilesi ile sevgili Erdemo ile İzmir' e yollandık. iyi de ettik. İzmir güzel şehirmiş, yaşanılası bir yer. Açıkçası oraya yerleşebilir ve ömrümün sonuna kadar yaşayabilirim. İnsanlar öylesi rahat ki..Havası, güneşi güzel, her şey ucuz... Ama bir konuya açıklık getirmek isterim ki; kızları güzel değil. Aradım aradım bakındım ama göremedim.
Valla kimse kusura bakmasın, İstanbul' un kızları daha güzel. Nitekim Didem Abla ve Asoşum canım kuzanim de bana bu konuda hak verdiler.
izmir ' deki 3 günlük tatilimizde görebileceğimiz en güzel yerleri gördük diyebilirim, Didem abla ile Levent Abiye ve Asoşum'a teşekkürler. Yeri gelmişken sevimli canavarlar Yunusiko ve Zeyno' yu da öperim.
Şirince, Saint Jean kilisesi, Süleyman ( umarım doğru hatırlıyorumdur ) Camii, İnciraltı, Sahil evleri, Forum, Alsancak, Kordon, Karşıyaka, Bornova...3 güne bu kadar sığdırılabilir İzmir, güzeldi..
Son gün de şerefimize Bornova Belediyesi bizim için konser düzenledi ve konser sonunda müthiş bir havai fişek gösterisi gözlerimizi şenlendirdi. :) Eee, her güzel şeyin bir sonu vardır tabi, gece 2.00 otobüsü ile yollara düştük Erdemo ile ve geldik kürkçü dükkanına..

Ama şimdiden yeni bir tatilin hevesi ve umudu ile yaşıyorum diyebilirim. Paris Hilton beni evlat edinse de hep gezsem, ne güzel olurdu ama değil mi?

2 Nisan 2009 Perşembe

YENİ HAYAT YENİ DÜZEN

Yeni bir işe başlamak bir bakıma yeni bir hayata adım atmak gibi..Yeni insanlar tanıyorsunuz ve her yeni insan size bir şeyler katarken bir şeyleri de yanında götürüyor. aslında biraz da onlarla şekilleniyorsunuz. Belki farkında değilsinizi ama aslında yıllar geçtikten sonra seçtiğiniz meslek , etrafınızdakiler sizin son halinizde önemli bir yerde yer alıyorlar. Bazen düşünüyorum bu meslek benim için doğru bir seçim mi oldu diye,bu zamanların sonunda yanıtlarım hep değişiyor. Bazen evet derken bazen de hayır deyiveriyorum kendime..Sanırım yıllar sonra da aynı soruyu sorduğumda yanıtım yine aynı olacak. ama bu sabah gazetede okuduğum bir haber iyi ki bu mesleği seçtim dedirtti bana, Japonya' da ünlü bir dizi oyuncusu intihar etmiş..Çok genç bir kadın, intiharının sebebi ise arkasında bıraktığı 7 sayfalık mektupta anlaşılmış. Menajerinin kendisini Japonya' nın ünlü işadamları ve medya patronları ile cinsel ilişkiye zorladığını ve bu hayattan bıktığını yazmış .Aslında uzaktan bakıldığında ne kadar renkli, şaşaalı ve eğlenceli gözüken hayatlar. Ama gerçek yüzleri öyle değil. Bazen hayatta çok sivrilmek çok göz önünde olmak hiç iyi değil. Normal bir hayat sürüp aslında kimsenin sizi görmediği ya da görüp de ilgilenmediği yerlerde ve anlarda eğlenmek, yaşamak en güzeli sanırım ..Yazı nasıl başladı nasıl bitti ama laf lafı da böyle açmaz mı zaten ? :)
Herkese iyi eğlenceler...