5 Kasım 2008 Çarşamba
Az bilen daha mı mutludur?
Teknolloji sayesinde bilgiye daha çabuk hatta oturduğumuz yerden ulaşabildiğimizin farkındayım ama ne bileyim, ya ben beceremiyorum ya da başka insanlar hem beceremiyor hem de anlatamıyorlar :P
Yargı sistemimize UYAP diye teknolojik ( ! ) bir sistem getirdiler, adliyeye gitmeye hiç gerek kalmadan dava açabilcek, işlemleri ilgili mahkemenin sistemine girerek takip edebilecek hatta sistemdeki kayıtlardan örnek alabileceksiniz. Ama sistem doğru düzgün işlemiyor, memurlar sistem konusunda yeterince eğitilmiyor ve sonuç ne oluyor; UYAPZEDELER ( uyapzede avukatlar ) her geçen gün çoğalıyor.
Beni çıldırtan ikinci husus ise internet üzerinden havale işlemi...iki gündür uğraşıyorum ve bundan nefret etmeye başladım zaten. Önceki bürodayken internet üzerinden yapılan dolandırıcılık ile igili bir dava yürüttüğüm için önyargı duyduğum internet bankacılığına, gerçekten direnmeme rağmen, sonunda kardeşim yüzünden bulaştım. O şimdi Polonya'da eğitim için gitti ve benden parasını göndermemi istiyor ama iki gündür aşındırmadığım banka kalmadı..komisyon ücretleri nedir, western union mu daha iyi yoksa bankada döviz hesabı açtırıp havale yapmak mı ?Bankalarda çalışanların hepsi de yeterli değil gerçekten hiç bilgisi olmayanlar ile bile karşılaştım...sonuç ne mi?? Parayı hala göndermeye çalışıyorum inanın her dafesında yeni bir sorun çıkıyor bir tanesini halledince bu defa ikincisi ile karşılaşıyorsunuz...Üfff ne vardı şu teknoloji ve bankalar yok diyerek yanına paranı da alıp gitseydin kardeşim, uğraştırmasaydın beni...
6 Eylül 2008 Cumartesi
İyi ki doğdun aşkım:)
4 Eylül 2008 Perşembe
Gıt gıt gıdaaaak yumurtam sıcaaaaak

21 Ağustos 2008 Perşembe
Mens dönemlerinden nefret ediyorum,hırrrrr!!!!

Mens dönemlerinden nefret ediyorum.Sırf bu dönemleri yaşamamak için bile erkek olmayı tercih edebilirim. Çevrenizdeki her şeyin ve herkesin sinirlerinizi bozduğunu ve her an cinayet işleyebileceğinizi bir düşünsenize..Allahtan Ceza Kanunu' muzda kadınların bu dönemlerinde indirim uygulanıyor:) Hormonlarımın isyan çıkarırcasına ayaklanmasını anlamıyorum, " - n'oluyor hey hormonlarım nereye? Durun tamam her şey yolunda, sakin sakin..."
Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de insan kendisini Botero' nun şişman kadınları gibi görüyor, şişman ve çirkin. Iyyggghh:P
Sevgilinin benden çektiği de cabası, buradan kucak dolusu öpücüklerimle defalarca özür diliyorum.Az kahrımı çekmiyor, Allah Peygamber sabrı vermiş:)
Kısacası kadın olmak zor iş, Allah hepimize ve bizim kahrımızı çeken erkeklere kolaylık versin...
13 Temmuz 2008 Pazar
Hadi gel kurtaralım şu dünyayı:)
Kalırsa yazık olur,
Hayata küsüverirsin,
Hüzünler seni bulur...
Bu sözler Pinhani'den, çok seviyorum.Bi yerde Aborijinleri hatırlatıyor bana..Ama onların felsefesini bu hayatta yürütebilmek boş bir hikaye.Yok öyle bir şey..
" Hadi gelin kurtaralım birbirimizi bu maskelerden, herkes içinden geçenleri söylesin rahatlasın.. " Demek geçiyor içimden..Ama hiç sanmıyorum, zira ben ne zaman bunu denesem duvara tosluyorum:) Ne komik değil mi, biraz da trajik.
Ama işi kılıfına da uyduramıyorum. çok beceriksizim..Aslında bazen hayattan yoruluyorum ve buralar hiç bana göre değil diye düşümekten kendimi alamıyorum :)
Hayat seninle dalga geçebilenlere çok özeniyorum,çok...
29 Haziran 2008 Pazar
Tiyatro Sahnesi
Umarım bunu hepimiz yapabiliriz.
25 Haziran 2008 Çarşamba
Dört Nikah Bir Cenaze
Denginiz olan davulu bulmazsanız nikah,düğün herkes için cenazeye dönüşebilliyor çünkü, inanın deneyimle sabit cenazede olmak gerçekten çok can sıkıcı oluyor..
Bu yıl evlenecek tüm arkadaşlarıma şans diliyorum umarım denklerini bulmuşlardır biz de düğünlerinde eğleniriz..
10 Haziran 2008 Salı
Ayaklarım uf oldu!!
23 Mayıs 2008 Cuma
Bİr kuş misali havalanmalı...
Rahatlamalı bedenini saran tüm kötülüklerden, stresten arınmalı.. Mutlu olmak ve mutluluk vermek için bu şart. Veee bunun ilk adımı olarak Eskişehir' i seçtim. Orada biraz kafa dinleyeceğim:) Çok kısıtlı bir zaman için gidiyorum ama eğleneceğime eminim.
Sonra da bulduğum ilk fırsatta Üsküdar' daki Çinili Hamam'ı ziyaret edeceğim:) Bir de hamam sefası yaparsam oohhhh değmeyin keyfime..
Kendimle ilgili çalışmalarıma devam edeceğim, öneri de bulunmak ve katılmak isteyenlere duyurulur..
14 Mayıs 2008 Çarşamba
İyi ki doğdun Wuth:)
Ne iyi etmişler:)
İyi ki doğmuşsun, kalplerimize dolmuşsun...Seni tanımış olmaktan pek bahtiyarım sevgili üstadım;) Öperim çok çok kucaklarım en içten duygularımla..
İyi ki doğdun, mutlu yıllar sana ..
12 Mayıs 2008 Pazartesi
Bir anda oluverdi her şey ...
Bir anda aşk düşüverdi gönlüme
Bir anda yaşlanıverdi gözlerim
Bir anda oluverdi her şey
Bir anda uzaklar yakın oldu
Bir anda kalbin kalbim oldu
Bir anda ışıklandı her yanım
Bir anda oluverdi her şey
İyi ki bir anda oluverdi her şey...
29 Nisan 2008 Salı
Kafam ile duvarı nasıl yıktım?
Dün sabah her zamanki gibi telefonun alarmının çalması ile uyandım ve her zamanki gibi ; " -5 dk. sadece 5 dk uyusam " diyerek alarmı kapatıp kendimi adeta yatağa fırlattım. İşte filmin koptuğu an!!!! Yatak ve yastık ikilisiyle buluşmak yerine yatak ve DUVAR ikilisiyle buluştum ve kafamı duvara geçirdim. Müthiş bir zonklama, o an keyiften değil ama acıdan bayıldım diyebilirim. Zaten gece 2'de yatmış olmanın verdiği mahmurluk ve başağrısına bir de duvarın başağrısı eklenince Pazartesi sendromumun çifte kavrulmuş geçtiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Akşam erkenden yatıp, uyudum. Sabah kalktım hala başım ağrıyor, ara ara geçiyor sonra yine başlıyor. Mesela şu anda bu yazıyı yazarken ağrımaya devam ediyor. Gerçi az evvel doktor kuzenimi arayıp sordum, "- Merak etme kafanı duvara geçirmekle ölmezsin" dedi.
Aklınızda bulunsun kafanıza ciddi bir darbe aldıktan sonra 2 gün kendinizi izleyin, siz yapamıyorsanız yakınınızdaki birileri izlesin. Mide bulantısı, kusma, gözlerde kayma ve sürekli uyku hali varsa hemen doktora gidip bir emar çektirin.
Çok şükür bu belirtilerden hiçbiri ben de yok..Ama yine de başım çoooook ağrıyor, nasıl vurmuşum öyle yaa??
26 Nisan 2008 Cumartesi
İşte yazının devamı Wuth:)
23 Nisan' ın tatil olmasını fırsat bilip kardeşçiğim, sevgili ve Cansu ile değişik bir gün geçirelim aktivasyon yapalım istedik. Geçen sene Beykoz taraflarına işim düşüp de gittiğimde Anadolu Hisarı' nda salaş bir balık lokantası görmüştüm.Ne zamandır oraya gitmek istiyordum, geçen hafta yine Beykoz taraflarına işim düşünce yok artık dedim bu küçük lokantayı bir ziyaret etmem lazım. Sağolsun sevgili de beni kırmadı, hep beraber gittik. Lokantamız Marmara Üniversitesi' nin Hisar' daki kampüsünün hemen yanında, Göksu Deresi' nin üstünde. Çok tatlı bir mekan, küçük ve sıcacık. Bu arada salaş bir yer dediğime bakmayın, walla yer bulmak o kadar zor ki.İnsanlar ayakta sıra bekliyor hatta bazıları önceden arayıp rezervasyon yaptırıyor..Açıkçası bu durumu görünce çok şaşırdım. Neyse ki biz yer bulma konusunda hiç zorlanmadık,grupça engel olunamaz baş döndürücü cazibemiz sağolsun:P. Çok güzel, sıcacık güneşin altında balıklarımızı yedik..Her şey lezizdi.Sonra oradan kalkıp Cansucan' ın teklifini aramızda müzakere ettikten sonra hayata geçirmeye karar verdik ve Anadolu Kavağı' na yollandık..Karadeniz' i andıran yeşilliklerin ve temiz havanın eşliğinde Ceneviz Kalesi' ne kadar çıktık. Kale, kaleden görünen boğaz manzarası, gün batımı... Muhteşemdi.İnsanın içi huzur doluyor, adeta temizleniyorsun.Şehrin gürültüsü, gereksiz kalabalık yok.Sadece sen,doğa ve sevdiklerin var.
Bu güzel gezintimizi akşam güneşi altında son bir kez daha manzaranın tadını çıkardıktan sonra, Cansucuğumun yeni evine hayırlı olsuna gittik, gerçi elimiz boş gittik biraz ayıp oldu ama sevgilinin aldığı Bursa çilekleri ile biraz zaman kazandık.Artık ikinci gidişimizde hediyemiz ile gelicez:) Cansu' cum evine bayıldım,sen de o eve çok yakışmışsın güle güle oturun sevdiğinle..
Bir kez daha o güzel ve dinlendirici gezintiyi tekrarlamak temennisiyle..Bir sonraki sefere katılmak isteyenlere duyurulur.
Ha bu arada unutmadan wuth' e teşekkürler:)
24 Nisan 2008 Perşembe
22 Nisan 2008 Salı
Doktor beeey beni bıçaklayın:P
Sizce bu kadına ne oldu?a-Çok ciddi bir trafik kazası geçirdi, doktorlar sayısını bilmedikleri seri ameliyatlar sonucu ancak bu kadar düzeltebildiler.
b-Akraba evliliği sonucu doğuştan kemik bozukluğu ile doğdu.
c-Kolonyaya allerjisi vardı, bir gün bayılınca çevresindekiler ayılsın diye bilmeden kolonya koklattılar, sonuç karşınızda.
d-Nükleer silahlar üreten bir firmada çalıştığından aşırı radyasyona mağruz kalan zavallı işçinin vahim sonu bu oldu.
e- hiçbiri
Doğru şıkkı açıklıyorum, e- hiçbiri.
Yuh artık değil mi? Başka ne olabilir ki cevap?Bu kadın bilerek ve isteyerek onca para harcayarak bu hale geldi:) İşte karşınızda estetik mucizesi!!!Nam-ı diğer " Kedi Kadın " , " Aslan Kraliçe ( neden bu isimlerin verildiğini tahmin etmek güç değil) " . Güzelleşmek uğruna plastik cerrahiye 4 milyon dolar harcayıp bu hale gelmek korkunç gerçekten. İşin üzücü kısmı, bir plastik cerrahi web sayfası ona 2004'te dünyanın en korkunç ünlüsü ünvanını vermiş...
Kadın olmak hele ki güzel bir kadın olmak gerçekten harika..Ama bazılarının güzel olmayı tek tip olmakla ve iri dudak, fındık kadar burunlar vs ile ( daha doğrusu burunsuzlukla) karıştırmasını anlamıyorum.Aslında herkesin kendine has bir güzelliği ve özelliği var, bunu bilmek önemli. İnsanların nasıl bir halet-i ruhiye ile bıçak altına yattığını merak ediyorum ve gerçekten anlamıyorum. Düşünsenize bir daha aynada eski sizi göremeyeceksiniz ve belki de eskisinden daha kötü olacaksınız.Ben, gerçek benin yaşlanmış halini görmek isterim bir başkasının değil.
11 Nisan 2008 Cuma
Geriye bir umut kaldı...
Sevgilim ile içinde
Kilit vurmuşum kapısına ...
Kötü, fesat, mutsuz eden her şey dışarıda..Aklı karıştıran korkular dışarıda..
...
Öğrenmenin yaşı yoktur derler, doğru.Yeni bir şey daha öğrendim.Bir şeyi çok istemeyeceksin, çünkü o zaman O'nu kaybetme korkusu saçma şeyler düşünmene neden oluyor. Sonra da istemediğin halde kalbi parçalara ayırmak çok kolay oluyor.
Hayatımın hiç bir döneminde kendimi bu kadar yalnız ve hayalsiz hissetmedim..Garip bir durum, sanki içim boşaldı..Pandoranın kutusu açıldı, içimdeki her şey kuş olup, uçup gitti, farkettiğimde hemen kapattım.İçeride sadece umut kaldı..
( Bu yazı sadece benim için, içimi dökmek istedim sadece..Okuyan olursa kimse yorum yazmasın, lütfen.Teşekkürler. )
4 Nisan 2008 Cuma
1 Nisan 2008 Salı
28 Mart 2008 Cuma
Paris, Türkiye'ye gelmişmişmiş? ? ?
12 Mart 2008 Çarşamba
Belki o zaman her şey güzel olur(?) .
" insanları idare etme sanatını" . Bazen keşke böyle bir ruha sahip olmasaydım diyorum, belki daha naif, sessiz, dingin bir ruh olsaydım... Ama yok, tam tersi. Asi, özgürlüğüne düşkün, hesap vermeyi sevmeyen biri olmak ...İşte bütün mesele bu. Hayatta yaptığım herşey daha da özgürleşebilmek için, içimdeki bu duyguyu dizginlemek mi daha iyi yoksa oluruna bırakmak mı her şeyi? Hoş oluruna bırakabilmek de bir meziyet, du bakalım n'olcak diye bekleyebilmek de.
Umarım ben biraz du bakalım n'olcak demeyi öğrenirim çevremdekiler de beni biraz daha özgür bırakmayı. Belki o zaman her şey güzel olur..?
27 Şubat 2008 Çarşamba
Işılowski'den inciler :)
7 Şubat 2008 Perşembe
Du Bakalım N'olcak?
21 Ocak 2008 Pazartesi
İyi ki varsın...
Ama birden bir söz, bir an öyle patlıyor ki gürültüyle...İyi de oluyor.Kendine geliyorsun.Yanındakinin değerini bir kez daha hatırlıyorsun. Bilenler," Her şer'rin içinde bir hayır, her hayrın içinde bir şer vardır" Diye boşuna dememişler.
Şer gibi görünen anlardan hayırlar ile çıkabildiğim(iz) için çok teşekkür ederim Allah' ım...
Sevgili sana da teşekkürler, iyi ki varsın...
16 Ocak 2008 Çarşamba
Yansımalar,garip haller...
8 Ocak 2008 Salı
Büyük adam olmak ?
((( Not : itiraf ediyorum ben hem büyük adam olmak istiyorum hem de biraz tembellik yapmak istiyorum:P )))
4 Ocak 2008 Cuma
hoşgeldin pamuk prenses :)
Neyse, bu sene çok dua etmiştim Tanrı'ma, yılbaşında yani doğumgünümde bana karı hediye et diye, iyice yüzsüzleştim neler de istiyorum :) Biraz geç geldi ama olsun :P Çok güzel, çok.
Yıllar önce belki dokuz belki on yaşındayken yine kar istemiştim hediye olarak, hem de karın hiç yağmadığı kupkuru iklimi olan bir yerdeyken..Yine yüzüm gülmüştü, mucize gerçekleşmişti. O anı hatırladım bugün :)
Tüm üzüntülerimizin, burukluklarımızın üstünü yumuşacık örtmesi dileğiyle, umarım daha da çok yağar . :)
