28 Mart 2008 Cuma

Paris, Türkiye'ye gelmişmişmiş? ? ?

Şu toprakları paylaştığım herkesi seviyorum ama bazen " - biz nasıl bir milletiz kardeşim ya !!! " demekten de alamıyorum kendimi. Hayata ve kendisine hiç bir şey katmayan abuk sabuk insanlara verdiğmiz değeri görünce acıyorum halimize, hele Batı özentimiz de bununla biraraya gelince seyreyle tiyatroyu...
Bu acıklı hallerimizden biri dün yaşananlardaydı mesela.Paris Hilton Türkiye' ye gelmiş..İyi hoş gelmiş, misafirperverliğimizi gösteririz tabi ki ama alıp da malum şahsiyeti göklere çıkarmanın bir alemi yok ki..Saçmalık!! Bazen o kadar aç oluyoruz ki, nasıl bir özenti içindeyiz Yarabbim. Sanki devlet başkanı gelmiş gibi bir izdiham hatta daha kötüsü bedava ekmek dağıtılıyor gibi..
Kimin kim olduğunu anlatmaya gerek yok, biliniyor zaten..O zaman bu telaş niye? Biri bana anlatsın, lütfen...


12 Mart 2008 Çarşamba

Belki o zaman her şey güzel olur(?) .

Hayat çok rahatsız ediyor bazen..Ne zaman nerede ve kiminle olmak istediğinizi seçemiyorsunuz. Herkesi memnun etmeye çalışırken aslında kimseyi memnun edemediğinizi hatta daha çok üzüldüğünüzü görüyor sonra bunun üzerine daha da üzülüyorsunuz... Bilen biri varsa anlatsın,
" insanları idare etme sanatını" . Bazen keşke böyle bir ruha sahip olmasaydım diyorum, belki daha naif, sessiz, dingin bir ruh olsaydım... Ama yok, tam tersi. Asi, özgürlüğüne düşkün, hesap vermeyi sevmeyen biri olmak ...İşte bütün mesele bu. Hayatta yaptığım herşey daha da özgürleşebilmek için, içimdeki bu duyguyu dizginlemek mi daha iyi yoksa oluruna bırakmak mı her şeyi? Hoş oluruna bırakabilmek de bir meziyet, du bakalım n'olcak diye bekleyebilmek de.

Umarım ben biraz du bakalım n'olcak demeyi öğrenirim çevremdekiler de beni biraz daha özgür bırakmayı. Belki o zaman her şey güzel olur..?